diksiyon kursu
boş
Ana Sayfa
Kurumumuz
İçerik
Teşekkürlerimiz
Köşe Yazıları
Kaynaklar
Kendinizi Sınayabilirsiniz
Özel İnsanlarla İletişim
Hayvanlarla İletişim
Sizden Gelenler
Basından
Lütfen İzler Misiniz?
Bir Bilgenin Önerileri
Kitap Galerisi
Sinema ve Tiyatrolar
Kurslar
Dost Siteler
TDK
Dil Derneği
Kimlik Bilgileriniz
Bize Ulaşın
Duyurular
ANKARA
İMKB 100 : 27.893
USD: 1.5345
EURO: 2.088
GBP: 2.3211
EURO / USD: 1.3656
ALTIN: 276.32

TRTde prodüktör ve yönetici olarak çalışmış Sayın Oktay Şamiloğlu konuğumuz.

Ş.A)Sayın Şamiloğlu,siz edebiyat eğitimi almış,bu alanda öğretmenlik de yapmış kişisiniz.Bu özelliğinizin TRT'de size nasıl katkısı oldu?

OŞ)TRT'ye prodüktörlük sınavını kazanarak girdim.Prödüktörlük,sağlam bir genel kültürü,araştırmacı olmayı,sürekli yenilenme gereksinimini zorunlu kılıyor.Prodüktör olarak,kendi eğitiminizi,özel ilgi ve bilgi alanınızı/alanlarınızı değerlendirmelisiniz daha verimli,yaratıcı ve başarılı olabilmek için.Ben de Türkolojı eğitimimin ve öğretmenliğimin bana kazandırdıklarından/
katkılarından yola çıkarak özellikle kültür-sanat programlarına yöneldim.Bu programlar,doğal olarak kendi içinde araştırma,bilgilendirme,eğitim ve benzeri pekçok boyutu taşımaktadır.

ŞA)Doğru,güzel,etkili konuşmanın örnek olarak sergilenmesi gerektiğini düşündüğümüz TRT gibi bir kurumda,halkın eğitimi açısından neler yapılabilir?

OŞ)TRT,kamu yayın kuruluşu olarak,öncelikle Anayasa ve yasalardan kaynaklanan görev ve sorumlulukları çerçevesinde yayın yapmak durumundadır.Nitekim,Türkçe'
nin doğru,güzel ve etkili bir biçimde kitlelere ulaştırılması ve bu doğrultuda örnek ve öncü olması,Anayasal ve yasal yükümlülüğüdür TRT'nin.Bunu yaparken;sunucu,spiker,muhabir,prodüktör,genel anlamda yayıncı ve yapımcıların çok özenli olmaları gerekir.Nedeni de Türkçe'yi ,dinleyici ve izleyicilere onlar ulaştırmaktadır.TRT'nin bir yayın kuruluşu olarak amacına ulaşması,kamuya karşı sorumluluklarını yerine getirmede başarılı olması için de hazırlayıp sunacağı programlar en öemli araçtır.Kültür-sanat,edebiyat programları dışında salt dil bilincini,ana dili sevgi ve saygısını geliştirip pekiştirici programlar yapılmalıdır.Sürekli ve periyodik olarak.

ŞA)Türkçemizin özenli kullanılması için kişilere düşen görev nedir?

OŞ)Kişilere düşen görevler;Türkçe konusunda duyarlı,bilinçli olmak,ana dili sevgi ve saygısını üstün tutmak,yaşamında uygulamaya çalışmaktır.Ancak,bu, temelde ve önemli ölçüde eğitim yoluyla öğretim kurumlarında kazanılan birşeydir.Daha doğru deyişle bir süreçtir bu.Bu sürecin üstüne,kişinin kendisini geliştirmesi,yetiştirmesi için göstereceği kesintisiz çabaları eklemek gerekir.Ünlü bir yazarımızın deyişiyle:'Türkçe tılsımlı bir gibidir.Kendisini ne kadar seversen o kadar anıtsallaşır.'

ŞA)Spikerlere ve sunuculara yönelik doğru,güzel ve etkili konuşma kurslarında siz bir eğitmen olarak nelere özen gösterirsiniz?

OŞ)Türkçe konusunda sorumluluk taşıyan,örnek oluşturanların sürekli okuyup araştırmaya,öğrenmeye açık olmalarının gerekli olduğuna inanmalarını sağlamaktır esas olan kanımca.Unutmayalım ki okuma tutkusu olmayan,araştırma alışkanlığı kazanmayanların,eğitimleri,
konumları ne olursa olsun öğrenimleri,öğretimleri hep yarım kalacaktır.

ŞA)Deneyimlerinizi,bu alanda ihtiyacı olan kişilere kurs vererek yansıtmayı düşünür müsünüz

OŞ)Yerleşik.yaygın kullanımıyla adı kurs,ders...diye geçse de ben,bilgi,deneyim ve gözlemlerin paylaşımı adına duyarlı,istekli insanlarla birlikte olmaktan her zaman mutlu olurum;kendi açımdan da yararlanırım böylesi beraberliklerden.Kuşkusuz,
bilgi paylaşıldıkça güzeldir,anlamlıdır.Bilgi ve deneyimleri çoğaltmanın bir önemli yolu ise insanlarla bir arada olmak,iletişim,etkileşim kanallarını karşılıklı olarak kullanmaktır.Öğretirken öğrenmek, önemsenmesi gereken bir yol,bir yöntemdir.

ŞA)Ekranlardaki Türkçe kullanımı için düşüncelerinizi aktarır mısınız?

OŞ)Pekçok ekrandan topluma ulaşan/iletilen Türkçe'nin ,her geçen gün daha tanınmaz,katlanılmaz hal almasından Türkçe bilinci,duyarlığı olanların üzüntü ve kaygı duymadığını söylemek kolay olmasa gerek.

ŞA)Sizce iyi bir spiker ve sunucu nasıl olmalıdır?

OŞ)Türkçe'yi her yönüyle başarılı kullanabilmeli.Kültürlü olmalı.İlgi ve bilgisine göre belli alanlara yönelip o alanlarda yoğunlaşmalı,uzmanlaşmalı.
Nitekim,haber,eğlence,müzik,kültür-sanat ve benzeri dalların her biri uzmanlaşmayı,yetkinleşmeyi,zaman içinde ustalaşmayı gerektiren alanlardır.Özetle,spiker ve sunucunun uzmanlık dalı/dalları olmalıdır.Mesleğinde,bu anlamda ilerleme yolunu seçmelidir.

ŞA)Bu güzel sesinizle bir şiir CD'si çıkarmaya ne dersiniz?

OŞ)Bir şiir CD'sine ben de katkıda bulunabilirsem bundan kıvanç duyarım.

ŞA)İstanbul ağzı desek,neler söylersiniz?

OŞ)İstanbul ağzı,Türkçe'nin yazı dilini oluşturur temel olarak.Bilindiği gibi,yazı dili,kültür dili olarak yazılan ve konuşulan gelişmiş,ölçünlü(standart) dili kapsar.Hemen her ülkede konuşma dilleri,çeşitli ağızlar olmasına karşın yazı dili tektir.Dolayısıyla yazarken,okurken,konuşurken sözkonusu ortak dil(yazı dili)kullanılır.Türkçe'nin yazı dili ise İstanbul ağzına dayanmaktadır

ŞA)Türkçe konusunda önereceğiniz kaynak kitaplar olabilir mi?

OŞ)Türk edebiyatının,dünya klasiklerinin önemli yazarları,yapıtları en temel kaynaklardır bence.Ayrıca,edebiyat-sanat dergileri;doğrudan Türkçe'nin dilsel özelliklerini anlatan kitaplar,yayınlar;Türkçe ile ilgili kurslar,seminer ve konferanslar...dilimizi etkin ve yetkin kullanmamız bakımından vazgeçilemez kaynaklardır.

ŞA)Bu güzel ve anlamlı söyleşi için çok teşekkür ederiz öğretmenim.

OŞ)Asıl ben teşekkür ederim size.Sizin gibi Türkçe'yi güzel yazıp konuşan,dahası bu yolda eğitim veren
bir kişiyle Türkçe üzerine söyleşmek mutluluk vermiştir bana.Yanıtlarım,açıklamalarım söyleşi çerçevesini zorlamamış/taşmamıştır,umarım.
Nükteli ve de geçerli olduğuna inanırım şu sözün:'İyi bir konuşma,güzel bir kadın giysisi gibi olmalıdır;konuyu kapsayacak kadar uzun,ilgi çekecek kadar kısa!..
Telif Hakkı ©2006 derenay.com.[Eğitim Danışmanlık] Tüm Hakları Saklıdır.

diksiyon kursu
Bilgi Peresi
Google
boş
Sen değişirsen dünya da değişir
boş
Westminister manastırının bodrumunda bir Anglikan piskoposunun mezarının üstünde yazılı olan bir yazı. "Genç ve hür iken, düşlerim sonsuzken, dünyayı değiştirmek isterdim. Yaşlanıp akıllanınca, dünyanın değişmeyeceğini anladım. Ben de düşlerimi biraz kısıtlayarak, sadece memleketimi değiştirmeye karar verdim. Ama o da değişeceğe benzemiyordu. İyice yaşlandığımda, artık son bir gayretle, sadece ailemi, kendime en yakın olanları değiştirmeyi denedim. Ama maalesef bunu da kabul ettiremedim. Şimdi ölüm döşeğinde yatarken birden fark ettim ki; önce yalnız kendimi değiştirseydim, onlara örnek olarak ailemi de değiştirebilirdim. Onlardan alacağım cesaret ve ilhamla, memleketimi daha ileri götürebilirdim. Kim bilir, belki dünyayı bile değiştirebilirdim." Dünyayı değiştirmek istiyorsan bunu yapabileceğine dair inancın, değiştirerek işe başla. Bunu yapamıyorsan, kendini değiştirmeyi dene...