diksiyon kursu
boş
Ana Sayfa
Kurumumuz
İçerik
Teşekkürlerimiz
Köşe Yazıları
Kaynaklar
Kendinizi Sınayabilirsiniz
Özel İnsanlarla İletişim
Hayvanlarla İletişim
Sizden Gelenler
Basından
Lütfen İzler Misiniz?
Bir Bilgenin Önerileri
Kitap Galerisi
Sinema ve Tiyatrolar
Kurslar
Dost Siteler
TDK
Dil Derneği
Kimlik Bilgileriniz
Bize Ulaşın
Duyurular
ANKARA
İMKB 100 : 27.989
USD: 1.5285
EURO: 2.085
GBP: 2.2221
EURO / USD: 1.3635
ALTIN: 277.96
Fotoğraflar İçin Tıklayınız.



TBMM'de Kahve Kursu
Yeni yasama yılına hazırlanan Meclis'te çaycılara 'yandan çarklı kahve' tarifi ve iyi çay yapmanın sırları öğretildi, ketum olmaları istendi RADİKAL - ANKARA - Yeni yasama yılı başlamadan Meclis çaycılarına 'yandan çarklı kahvenin' nasıl yapılacağı anlatıldı ve önemli uyarılarda bulunuldu. Meclis yönetimi çayçılardan, vekil ya da bakanlar aracılığıyla 'torpil' istememelerini ve 'ketum' olmalarını istedi. TBMM'de çalışan 222 sekreter ve 124 çaycıyı kapsayan hizmetiçi eğitim dün de devam etti. TBMM Genel Sekreteri Ali Osman Koca ve TBMM Destek Hizmetleri Daire Başkanı Hüseyin Gülsün'ün çaycılara uyarıları şöyle oldu: Sizler hiç kimsenin girmediği yerlere giriyorsunuz. Bakanlar, başbakanlar, milletvekillerinin bulunduğu ortamlardasınız. Onun için ketum olmalısınız. Tertemiz kıyafetler içinde, tıraşını olmuş bir görevli çayın kalitesinden daha önemli. Ankara 4. Sanat Okulu'ndan gelen Halide Meraklı da iyi çay ve kahve ile servisin nasıl yapılacağını anlattı. Çaycılar, TBMM Genel Sekreteri Rauf Bozkurt'un, gündeme getirdiği 'yandan çarklı kahvenin' nasıl pişirildiğini de sordu. Bunun üzerine, yandan çarklı kahvenin pişirilişi, 'kahve sade yapılır, yanına kesme şeker konulur' şeklinde anlatıldı. Meraklı'nın uyarıları şöyle oldu: İlk üç dakikada demlenen çay 'uyarıcı' etki yapar. Uyanmak isteyeni uyandırır. Bir kişi çay içip sakinleşmek istiyorsa beş dakika beklemek zorundadır. Beş dakikadan sonra çay ağırlaşır. Türk kahvesi yaparken mutlaka taze kahve kullanın. Kahve kapalı kaplarda muhafaza edin. Açıkta kalan kahvenin tadı da kokusu da kalmaz. Çankaya Halk Eğitim Merkezi öğretmenlerinden Şendağ Albayrak'ın verdiği derste ise sekreterlere şu tavsiyelerde bulunuldu: İyi sekreter sır tutar, güzel giyinir, düzgün Türkçe ile konuşur. Tanımadıklarınıza 'Amca', 'Teyze', 'Dede' diye değil 'Hanımefendi', 'Beyefendi' diye hitap edin. Devlet memuruna yakışır şekilde giyinin. Şeffaf, kısa, açık kıyafetlerden kaçının.
24-09-2003 Radikal.
Telif Hakkı ©2006 derenay.com.[Eğitim Danışmanlık] Tüm Hakları Saklıdır.

diksiyon kursu
Bilgi Peresi
Google
boş
Kovadaki Çatlak
boş
Hindistan'da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece 1,5 kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş. İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş. "Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum." "Neden?..." diye sormuş sucu. "Niye utanç duyuyorsun?..." Kova cevap vermiş. "Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için tasıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun." Sucu söyle demiş. "Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyorum." Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanandaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş. Sucu kovaya sormuş. "Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi?... Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan ararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın, o evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı." Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin. Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer, siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz. "İnsanlarla birlikte büyüseler bile, kurdun eniği yine kurt olur." Sadi Sirazi