|
 |
|
 |
|
 |
İMKB 100 : 27.989 USD: 1.5285 EURO: 2.085 GBP: 2.2221 EURO / USD: 1.3635 ALTIN: 277.96 |
 |
|
|
 |
 | Duygusal zekanın geliştirilmesi işine çocuklarımızdan başlayalım ki,sağlıklı iletişim kurabilen ,kendileri de mutlu olan ,başkalarını da mutlu eden bireyler kazandıralım topluma. Çocuklarımızla birlikte kitap okuyarak,masal ya da roman kahramanına dikkat çekip;ona ne hissettiğini sorabiliriz.Olay-duygu arasındaki bağlantıyı kurdurmaya çalışabiliriz. | Bizim iyi bir model olmamız,sözlerimizin öğrenilmesi kadar,davranışlarımızın da öğrenildiğinin nedenidir. Şu duygularımızın özellikle farkındaysak;Sezgilerimiz,güven duygumuz,güvenilir olmamız,doğruluğumuz,dürüstlüğümüz,yapıcılığımız,etkili karar alma becerimiz,problem çözme becerimiz,etkili liderlik özelliklerimiz...bu güçlerimizi artırabiliriz. Duygularımızdan kaçmak yerine,duygularımızın dilini anlamaya çalışmalıyız. Duygusal zeka,yaşla birlikte artıyor.Psikolojik kapasitemiz önemli.Bunun bir kısmı doğuştan gelir,bir kısmı deneyimle kazanılır.Herkes öğrenebilir.Beceri ve yeterlik karışımıdır. *Yaşamda daha mutlu olmak *Çevremizdeki insanların daha mutlu olmalarını sağlamak duygusal zekamızı geliştirmek için yeterli bir neden değil midir sizce? Duyguyu yönlendiren aile,çocuklarının kendi duyguları hakkında fazla şey öğrenmesini ve duygularıyla büyümesini sağlar. Duyguyu ikinci plana atan aile çocukların duygularıyla yoğunlaşana dek ilgilenir,sonra üstesinden gelmelerini söyler. Duygular bedenimizle çok bağlantılıdır.Aralarında iki yönlü bir ilişki vardır.Ruh halimiz bedeni etkiler.Bedenle yapılanlar da duyguları etkiler. Mutsuz kişinin bedenini taklit ettiğimizde ,kendimizi mutsuz hissederiz.Tersini yaptığımızda da mutlu hissederiz.Bu demektir ki;duygularımızı farklı düşünerek ve farklı davranarak değiştirebiliriz.Çünkü bu bizim denetimimizdedir. Düşüncenin dili konuşma ve yazmadır. Duyguların dili beden dilidir. Bizi birey olarak diğerlerinden farklı kılan duygularımızdır. Toplum bizi,aynı alışkanlıkları sürdürmeye,aynı kıyafetleri giymeye,aynı düşünceleri paylaşmaya zorluyor da olsa;hiç kimse ,iki kişiyi aynı şekilde hissetmeye zorlayamaz. Bizleri farklı yapan;alışkanlık,giysi,davra- nış,iş,beden dili değil,duygularımızdır.Duygular kendimizle ilgili bilgi verir.Karar için yardım eder. Duygularımızın yaşantımızda çok önemivar.Önemsiz bir sözcük,jest,mimik,koku vb.kendimizi iyi ya da kötü hissetmemizi sağlar.Bizi birdenbire değiştirebilir. Örneğin;küçük kızınızın odasındangelen çarpma sesisizi korkuturken,kızınızın hemen yanınıza galip 'ben acıktım' demesi de sizin kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. Önemli olan şudur:Günlük yaşamımızda çok iniş çıkış yaşarız.Burada yapılması gereken,duygularımızın değişimlerini sürekli kontrol edebilmektir.Bu bir beceridir.Gelip geçici değil de,özellikle tekrarlayan davranışları etkileyen davranışları etkileyen duyguları kontrol edebilmek önemlidir. Çocuğun sinirlenmesine,anne-baba da sinirlenirse ,tepki verirse veya çocuğu suçlarsa;böyle ortamda büyüyen çocuk yaşadığı duyguların kabul edilmediğini hissedip,doğal olarak gelişen duygularıyla ilgili suçluluk ya da korku duyacaktır.Oysa çocuğa ,yaşadığı duyguların doğal olduğu,ancak bu duyguları kaba ve kötü davranışlarla ifade etmenin yanlış olduğu mutlaka anlatılmalıdır. Arkadaşı tarafından oyuncağı alınan çocuğun sinirlenmesi doğaldır.Ancak oyuncağını geri almak için arkadaşına vurması doğru değildir.Yani burada çocuğun yaşadığı duygu değil de,davranış yanlıştır.Bu durumda anne-baba veya kardeşin,çocuğun duyguları karşısındaki davranış şekli,çocuğun duygulara bakış açısını etkileyecektir. O halde "kızgınlığın sizi değil,sizin kızgınlığınızı" idare etmeniz dileğiyle...Sevgilerimle...
|
|
|
 |
 |
|
|
Telif Hakkı ©2006 derenay.com.[Eğitim Danışmanlık] Tüm Hakları Saklıdır.
diksiyon kursu |
|
|
 |
|
|